hareket ederek - Türkçe İngilizce Sözlük

hareket ederek

"hareket ederek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hareket ederek movingly zf.

"hareket ederek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hareket ederek (susamış/terlemiş) bir hale gelmek work up f.
hızla yukarı aşağı hareket ederek tıkırdamak tirl [scottish] f.
makul bir çerçevede hareket ederek ilerlemek track f.
bir sağa bir sola hareket ederek wiggly s.
dairesel bir yörünge üzerinde hareket ederek gyrally zf.
bağımsız biçimde hareket ederek at arm's length zf.
geciktirmek için yavaş hareket ederek dilatorily zf.
kuzeybatıya doğru hareket ederek northwestwardly zf.
önceden hareket ederek proactively zf.
gerçeğinden hareket ederek starting from the fact that zf.
yanlış hareket ederek misguidedly zf.
sağa sola hızla hareket ederek flittingly zf.
düzgün hareket ederek trippingly zf.
aşağı yukarı hareket ederek undulately zf.
yaralı gibi hareket ederek maimedly zf.
birlikte hareket ederek coactively zf.
sabırsızca hareket ederek flounce zf.
kare şeklinde hareket ederek squarewise zf.
kare düzende hareket ederek squarewise zf.
karakteri dışında hareket ederek out-of-character zf.
gerçeğinden hareket ederek considering the fact that bağ.
İfadeler
... sıfatıyla hareket ederek acting in the capacity of expr.
... sıfatıyla hareket ederek acting in its capacity as expr.
Konuşma Dili
sarsakça hareket ederek shambolically zf.
Deyim
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch one's way across something f.
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch oneself across something f.
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch oneself along something f.
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch one's way along something f.
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch way along f.
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch way across f.
Ticaret/Ekonomi
birbiriyle iş yapan birbirine akrabalık ortaklık vb bağlarla bağlı bulunmayan kimselerin bağımsız biçimde hareket ederek yalnızca kendi çıkarlarını düşünecekleri kuralı arm's length principle i.
Siyasal
antlaşmanın 252. maddesinde öngörülen usule uygun şekilde hareket ederek acting in accordance with the procedure laid down in article 252 of the treaty expr.
Teknik
ağırlık merkezinde asılı olup düşey düzlemde serbestçe hareket ederek manyetik eğimi gösteren mıknatıslı iğne dipping needle i.
çelik halatlar üzerinde hareket ederek engebeli arazilerde yük taşımaya yarayan mekanizma flying fox [australia] i.
bir çizgi veya yön üzerinde tekdüze hareket ederek translationally zf.
Mekanik
materyal içindeki sıcaklık veya yoğunluk farkından dolayı hareket ederek akan sıvı convection currents i.
Patoloji
kan akışıyla hareket ederek damar tıkanıklığına neden olan madde embolus i.
Fizik
cismin hareket ederek sahip olduğu mekanik enerji k.e. (kinetic energy) i.
Botanik
dış uyaranlara hareket ederek veya eğrilerek tepki veren sensitive s.
Spor
normal pozisyonundan hareket ederek başka bir pozisyon almak release f.
Kuşbilim
(kuşlar) yere inerken yan yana hareket ederek alçalmak waffle f.
Böcek Bilimi
abd'nin orta batı eyaletlerinde büyük gruplar halinde hareket ederek tahıllara ve yoncalara zarar veren larvalar army cutworm (chorizagrotis auxiliaris) i.